Değerlerimiz

Değerlerimiz

 

Duyarlı olmanın zıddı nemelazımcılıktır.

Nemelazımcılık: Yapılan olumsuzluklara karşı “beni ilgilendirmez…” diyerek ilgilenmeme, olumsuzlukları görmezden gelme veya umursamama dır. Duymadım, görmedim, bilmiyorum tavrı takınmaktır.

Duyarsızlık, ilgisizlik ya da kayıtsızlık; bir insanın çevresindeki olumsuzluklarla ilgilenmemesi, rahatsızlık duymamasıdır. “Ben cebime giren paraya bakarım. Gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın…” anlayışında olmaktır.

Duyarlılık, gerektiğinde muhtaç veya hasta insanlara yardım etmek, acı çekenin acısını paylaşmak, dertli insanın derdi ile dertlenmek, onun üzüntüsünü ve sevincini paylaşmaktır. Yardıma ihtiyaç duyan insanlar için bir şeyler yapmak, yapamıyorsa bile, hiç olmazsa yanında olmaktır. Başkalarının derdi ile dertlenmektir.

Dünyanın herhangi bir yerinde insanların açlıktan, tabi afetlerden veya savaştan dolayı hayatlarını kaybetmelerine seyirci kalmayıp duyarlı olunmalı ve  elimizden gelen yardım yapılmalıdır. Hiçbir şey yapamıyorsak acılarını içimizde hissetmeliyiz. Darda kalana yardım etmezsen, darda kaldığında sana yardım edecek birini bulamazsın.

Toplumsal duyarlılık, çevremizde ve dünyada yaşanan olumsuzluklara karşı toplum olarak tepki koymak ve sorumluluk almaktır. “Görmedim, duymadım, bilmiyorum” anlayışı toplumların helakine sebep olur. Toplumsal bir varlık olan insan, çevresine karşı, çevresinde olan olaylara karşı duyarlı olmak durumundadır.

Sahile vuran bir balina için veya Batı başkentlerinde meydana belen bir terör saldırısında ölen üç beş kişi için duyarlılık gösterip dünyayı ayağa kaldıranlar; bugün Suriye’de ölen yüzbinlerce insana karşı duyarsızlar, gündemlerine bile almıyorlar. İkiyüzlülük ediyorlar. Dünyanın bir yerinde insanlar terörden, açlıktan… ölürken  Dünyanın başka yerinde bazı insanlar lüks ve şatafatlı bir hayat sürüyorlar, başkalarının acıları onları ilgilendirmiyor.…

Dünyanın herhangi bir yerinde zulme uğrayan birileri varsa onun derdi ile dertlenmek, ona yardım etmek ve onun sesi olmak bütün insanların ortak görevi olmalıdır. Zalimin zulmüne ortak olmamak insanlık görevidir. Mazlumun dini, ırkı olmaz.

“Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin. Buna gücü yetmezse ona diliyle müdahale etsin. Buna da gücü yetmezse, ona kalben buğz etsin. (Kalben onu reddetsin.) Bu ise îmânî tavrın en zayıf olanıdır.” ( Hadis-i Şerif)

Deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Gizlilik ve Çerez Politikası sayfamızdan erişebilirsiniz.
Anladım